1/6/2009 - Kıssa
Bir nehir gibi akan simsiyah...Güneşten koruyan beni sonsuz aydınlıktan...Ne üzerinde gezdiğim ne derinlerine dalabildiğim bir nehir gibi...Sadece ufkunda sıkışıp kaldım içimden akıp gidenlerin...Anlaşılabilmek kadar saf bir istekle yaşadım tüm zamanımı...Tükettiğim bir gençlik ne çıkar yaşanmasa da...Hataların tecrübe, gözyaşlarının anı olduğu bir dünyada her içtiğim aşk şarabı boğazıma ilmek oldu darağacında...Böyle unutulmuş bir yoksunlukta doğdum ben...Ölüm nedir bilmeden...Ne ilmeği sıkan, ne ipi çeken ne de bir kurtaranım var...Hadi gel ey insan!Bir susam tanesi uzaktayım umut dolu kuşlardan...Uzat elini bana umut olma...Susmadan ben son defa gölgem ol beni aydınlıktan koruyan...Yüzüme son defa çarpmadan hayatımın tüm pişmanlıkları; açık gitmesin gözlerim diye...Umut olma sadece gölge eyle...
|