YAZDIGIM BIRCOK YAZIDAN SONRA DUYDUM BU SOZU...BEN KI ''KELIMELERLE OYUN OYNAYAN ADAM''...BEN SIZDEN OGRENDIM BU TABIRI...VE SIMDI SIZEDIR ITHAMIM...BENDEN BU KADAR...KENDIMCE BAZI SEBEPLERDEN DOLAYI SITEMI...
Eminönü, iskeleden camisine uzanan derin bir sessizlikle uyanıyor bu sabaha...Kuşlar yetim yüzlerini taşa çevirmiş, hayaletlerini uğurluyor şehrin, geceden kalan...Sabah ki...
MERHABA DOST...SIKILDIN BENDEN BİLİYORUM...AMA YORMADAN ANLATACAĞIM BU KEZ SENİ...DEVRİK CÜMLELER, KELİMELER, KARANLIK BİR YÜREK VE BİR DE BU ÜÇ NOKTALAR...SIKILIYORSUN BİLİYORUM...BELKİ...
-Üzülme...Seni sonsuza dek tutmayacağım burada...ama hemen gidemeyeceksin...önce tanıyacaksın düşmanını, şöyle eğrisiyle doğrusuyla tartacaksın ve belki de o küçük kafanda korkularını...
Son gidişinle başlamıştı herşey...gündüzün unutuluşu...yazmanın tekrar acı veren zevkini tadışım...hatta sensiz geçen bir saniyenin bile feryadını hatırlayışım... Feryatları çığlık olmuş çocukların; bizden olamayan anasız babasız...ne senden...
Hani bazen kafan uyuşur beynin karıncalanır ya...işte öyle bir andayım...ölümcül bir sessizliğin içinde kafatasımın içinde beni sağır edecek kadar yüksek bir gürültüyle başa çıkmaya çalışıyorum...belki...
Soğuk iliklerime işlerken duruyorum...ama ne hayata ne de lanetine karşı...yalnızca bana...benim olan her şeyiyle bana ve kendi yarattıklarıma karşı duruyorum...hüznü ne yazımda ne şarkımda...yalnızca bende...